Hogsmeade Köyü: Berlin ya da Babil

İnsanın kendini kendi gibi ifade edebildiği, dilediği gibi giyinebildiği yahut sokaklarında her saatte özgürce gezinebildiği bir yerde mi yaşıyorsunuz? Beni de oraya götürseniz iyi olur. Zira dünyada böylesi memleketler azaldı. İster muggle ister büyücü olun, kendinizden ödün vermeden yaşayabileceğiniz az sayıda yerlerşim alanı var. Bunlardan biri de, Hogsmeade. Gelin, bu güzel köyün tarihçesine bir yolculuk yapalım.

Hogsmeade Köyü, İskoçya’nın Highlands bölgesinde bulunan, Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’nun hemen aşağısında yer alan ve tüm Britanya’da sadece büyücü toplumunun yaşadığı -içinde muggle yerleşkesi bulunmayan- tek yerleşim yeridir. Hogsmeade şirin kır evleriyle, her ihtiyaç ve zevke hitap eden dükkanları, tren istasyonu ve hayli kaliteli bir radyo istasyonu ile içinde yaşaması keyifli pitoresk bir büyücü köyüdür. Tarihçesi ise bu huzurlu yaşamı sağlamak için kimi bedeller ödemiş kimseler tarafından yazılmıştır.

Hogsmeade’in bir yerleşim yeri olarak kuruluşu orta çağ zamanlarına ve hemen hemen Hogwarts’ın ilk dönemlerine denk gelir. Bir orta çağ büyücüsü olan Hengist of Woodcroft, Hogwarts’tan mezun olduktan sonra tıpkı diğer büyücüler gibi muggle toplumunun içinde gizlenerek yaşamına devam etmekteydi. Ancak birçok büyücünün karşılaştığı şeyle karşılaştı: Zorbalık. Hogwarts yıllarında Hufflepuff binasında eğitim görmüş olan bu dost canlısı büyücümüzün türlü zorluklar karşısında ne kadar toleranslı olabileceğini bir düşünün. Buna karşılık orta çağ karanlığını yaşayan Avrupa’da, Hengist’in yaşadığı bölgelerde muggle zulmü o kadar yaygın ve güçlüydü ki bırakın büyücü olmayı sıra dışı bir muggle olmak bile türlü işkencelere katlanmayı zorunlu kılıyordu. Bu zorluklar karşısında Hengist of Woodcroft, Hogwarts’ın güneyindeki geniş toprakları muggle dünyasından ayrırarak, burayı büyücü toplumunun tüm unsurlarıyla huzur içinde yaşayabileceği gizli bir köy haline getirmeye karar vermiş. Bugün Üç Süpürge adıyla bilinen yeri bir dönem için kendi evi olarak kabul ederek bu Büyücü Köyünün kurucu babalığını yapmış. Hengist’in ve onunla birlikte daha huzurlu bir yaşam için çabalayan diğer cadı ve büyücülerin emekleriyle kurulan Hogsmeade Köyü, türlü efsunlarla muggle dünyası tarafından keşfedilemez hale gelmiş ve yıllar süren çabalarla bugünkü sevimli yapısına büründürülmüş bir yaşam alanıdır. Bu çabaları tüm büyücü toplumu tarafından saygıdeğer bulunan Hengist’in anısı Hogsmeade Köyü sakinleri tarafından yaşatılmaktadır ve Hogwarts’ın 4. kat koridorunda da Hengist’in bir büstü bulunmaktadır.

Hogsmeade, kuruluşundan bu yana tüm büyücü toplumu için önemli bir yerleşim yeridir. 1612 yılında çıkan Cincüce Ayaklanması’nda büyücüler tarafından karargah olarak kullanılan Hogsmeade, bu tatsız olayı saymazsak eğer güzel ve yaşamaya değer bir yer olmak değerini daima korumuştur. Tatil günlerinde gezmek ve alışveriş yapmak için ideal bir yer olan Hogsmeade, 1714 yılında çıkarılan bir kararname ile Hogwarts öğrencilerine de kapılarını açmıştır. Bu kararnameye göre 3. sınıflardan başlayarak okul öğrencilerinin, bazı cumartesi günleri, Hogsmeade’i ziyaretine izin verilmiştir. Bir çok özel etkinliğe kapılarını açan ve Üç Büyücü Turnuvası’nın yapıldığı zamanlarda turist büyücüler tarafından da ilgi gören Hogsmeade, 1926 yılında tarihin ilk Sihirli Su Bitkileri Festivali’ne de ev sahipliği yapmıştır. Tüm Britanya’da büyücüler için var olmanın tadını çıkarabileceğiniz yegane yerdir, Hogsmeade.

Bilirsiniz, mimari yoksa anı yoktur. Kurulu ve iyi tasarlanmış bir yerleşim yeri de o yerin ruhunu yansıtan ve onu besleyen insanlarına ihtiyaç duyar. Hogsmeade, Hengist ve dostlarının zamanından bugüne farklılıkların kabul edildiği, herkesin kendi gibiliğiyle kabul gördüğü ve köydeki yaşamın herkese yeni fırsatlar verdiği bir yer olma özelliğini daima korudu. Hogsmeade’de bir hafta sonu geçirmek istediniz diyelim. Öncelikle kabul görürsünüz. Sadece oraya gitmeniz, kabul görmeniz için yeterlidir. Hogsmeade, herkesin hoş geldiği bir köydür. Atlarsınız Hogwarts Ekspresi’ne ve Hogsmeade Tren İstasyonu’nda inersiniz. İskoçya’da serin bir öğlen vaktidir ve yol yorgunluğunuza en iyi gelecek şey büyük bir bardak Kaymakbirası’dır. Siz iyisi mi, Üç Süpürge’ye uğrayın ve Madam Rosmerta’ya benden bir selam söyledikten sonra kendinize Kaymakbirası sipariş edin. Merak etmeyin, inceden inceden yağan yağmur geçici ve birazdan güneş açacak. Siz o sırada Üç Süpürge’nin ilgi çekici sakinleriyle azıcık sohbet edin. Belki Rubeus Hagrid’e rastlarsınız ve Hagrid size Peru Zehirdişlisi ile Ukrayna Demirgöbeği türlerinin yetiştirilme usüllerinden bahseder. Size garip gelse de onu dinleyin; zira yavru ejderhalardan bahsederken gözleri dolan bu yumuşak kalpli adam o bölgede size rehberlik edebilecek en iyi kişilerdendir. Güneş açar açmaz Hagrid, bir Bitkibilim malzemeleri dükkanı olan Dogweed and Deathcap’e gidecektir ve yol üzerinde sizin de sihirli fotoğraf makinenizi tamir ettirebilmeniz için uğramanız gereken Dervish and Banges’e sizi bırakıverir. Fotoğraf makinenizi yaptırdıktan sonra belki doğrudan Bağıran Baraka’yı fotoğraflamak üzere yola koyulursunuz. Britanya’nın en ürkütücü binalarından biri olarak bilinen bu baraka, Remus Lupin ve Çapulcular’ın öyküsü ortaya çıktıktan sonra hayli revaçta. Burada bir çok insanla tanışıp güzel güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Ana caddeye dönüp biraz şöyle aşağı yukarı yürüyüşler yaptıktan sonra günün alışveriş faslına kendinizi kaptırabilirsiniz. En yakın dostunuz için Gladrags Wizardwear’a uğramayı unutmayın çünkü ona GW’den çorap alacağınıza söz verdiniz. Bu çoraplar son derece parlak rentke üretiliyor ve ayağınız koktuğu zaman çığlık atıyorlar. Bir çift çorap aldıktan sonra Hogsmeade Kuaförü’nün karşısındaki sokaktan dönüp Balyumruk’a uğradınız. Yeğenlerinize muazzam tatlılar ve haylaz sakızlar alırken, dükkanda çalmakta olan Hogsmeade Radyosu’nda kulağınıza Weird Sisters’tan bir şarkının nakaratı takılabilir. Şarkının neşesine ayak uydurun ve kendinize de 1641 yılından bu yana en lezzetli abur cuburları üreten bu dükkandan minik bir şekerleme ısmarlayın. Sonra yeniden caddedesiniz. Ollivanders’ın Hogsmeade şubesi olan minik bir dükkanı geçtikten sonra Hogsmeade’in en köklü kitabevine, 1768’den bu yana hizmette olan, Tomes and Scrolls’a girin ve annenizin sizden istediği Yeşil Bitkilerle Binbir Çorba isimli tarif kitabının yeni baskısından bir adet paketletiverin. Hemen yan tarafta ise The Magic Neep’i göreceksiniz ve her türden sebzenin satıldığı bu dükkandan annenize bir kavanoz Kaktüs Özütü almayı ihmal etmeyin. Eh, acıkmışsınızdır. Öğle yemeği için seçeneğiniz çok ama bana kulak verin: Dışardan biraz köhne görünse çevredeki en iyi etli turtaları yapan yere, Domuz Kafası’na uğrayın derim. Dumbledore ailesi becerikli insanlardan oluşur ve bu salaş mekanda etrafınızla değil yemeğinizle ilgilenirseniz Aberforth Dumbledore’un her gün saat 3’te fırından çıkardığı harika turtalarından tadabilirsiniz. Yemekten sonra bu geziyi sizin için taçlandıracak alışveriş hamlenizi yapın ve Spintwitches Sporting Needs’e gidin ve tam bir yıldır beklediğiniz yeni süpürgenizi alın. Haftaya başlayacak yerel Quidditch liginde ortalığın tozunu attıracaksınız. Keyfiniz yerine gelmiştir ve Zonko’nun şaka dükkanından geçerken keyifle gülümsersiniz. Zira söz konusu şaka malzemeleriyse sizin tercihiniz Weasley Kardeşler’in Diagon’daki dükkanıdır ve Zonko’dan alışveriş yapmak yerine kendinizi Weasley dükkanına saklarsınız. Tren İstasyonu’na doğru yola koyuldunuz. Bu hafta sonu neşeli bir gezi, sıkı bir alışveriş ve yeni insanlar görmekle geçti. Yolda bir kalabalığa rastladınız. Ceridwen’s Cauldron’u hemen geçince Madam Puddifoot’un Çay Evi’nden dışarıya taşan bir kuyruk gördünüz. Bu kuyruk sadece Madam Puddifoot’un sadece sonbahar aylarında ikram ettiği Kurutulmuş Nar Tanesi Özlü Çayı’ndan dolayı olamaz. Şöyle bir içeriye baktınız ve içerde Lee Jordan’ı gördünüz. Bir hafta sonu için Hogsmeade Radyosu’nun konuğu olarak köye gelmiş ve radyocu olmak isteyen gençlerle tanışıp onlara imza dağıtıyor. Onun anlatımıyla dinlediğiniz maçları hatırlayıp keyilflendiniz ve kalkmakta olan trene doğru yolunuza devam ettiniz. Bu güzel Cumartesi gününü hiç unutmayacaksınız zira yeni diktirdiğiniz bordo cüppenizle salına salına gezerken, güneşin vuruş açısına göre renk değiştiren yeni gözlüğünüzle garipsenmeden ve birbirine gülümseyen insanlar arasında vakit geçirmek ruhunuza çok iyi geldi. Oysa Hogsmeade’de daha gitmediğiniz bir sürü yer var. Tadılacak lezzetler ve sizin öykünüzü sizi yadırgamadan dinlemek isteyecek insanlar sizi burada bekliyor olacak. Kim bilir, belki de Hogsmeade’e taşınmalısınız. Buraya taşınmalı ve dostlarınıza Hogsmeade Posta Ofisi’nden her baharda onları buraya davet eden kartpostallar atmalısınız. Bunu bir düşünün derim. Tren kalkıyor…

Yolculuk yapmak ve düşlerdeki şehirlerin sokaklarında kaybolmak insan ruhunun bu dünya ile uyumlu bir yanına işaret ediyor olsa gerek. Bu Hogsmeade gezisi size ne hissettirdi bilmem ama ben, olsa olsa aidiyet derdim. İnsan kendini oraya ait hissettiği yerde olmalı. Herkes kendi Babil şehrini ve Babil insanlarını bulmalı.

Babil şehrinde insanların orman senfonilerinde gecelediği, mutluluk ağaçlarının gölgesinde uyudukları ve olmayana aşık oldukları söylenir. Babil, yeni bir hayat ihtimalinin daima olduğu yerdir. Babil’de herkesin ikinci bir şansı vardır. Çağımızın Babil’i de Berlin’dir. Berlin, her bir bireyin olduğu gibi kabul edildiği ve herkesin kendi olma macerasının kabul gördüğü bir şehirdir. İlmek ilmek örülen sokaklarında öteki kavramı yoktur. İşte böyledir; muggle dünyası için Babil yahut Berlin ne ifade ediyorsa Hogsmeade de büyücüler için onları ifade eder. Haftanın sonu geldi çattı, kendinize bir iyilik yapın ve ajandanıza er ya da geç kendiniz gibi olabildiğiniz ve böylelikle kabul gördüğünüz bir seyahati yapma sözünü verin. Berlin, Venedik, Rio ya da Hogsmeade artık neresi sizin ruhunuzun Babil’i ise oraya gidin. Bir gün, bir şekilde.

Nox.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s