İlay Tiryaki’den Baykuşumuz Var

Bizim sevgili İlay’ımız ve Tiryaki Kafası adlı programıyla övgülerinize mazhar olan oyuncu arkadaşımız İlay Tiryaki, BadiParmak ailesine katılıyor. Önümüzdeki aydan itibaren “Sihir Dünyasından Dostluk Hikâyeleri” başlığı ile bize Büyücülük Dünyası’ndan en harika dostluk maceralarını yazmaya başlayacak olan İlay, BadiParmak için Harry Potter serisi ile tanışma öyküsünü ve dostlarını anlattığı bir mektup yazdı. Muziplik, Tiryaki Kafasında bir mektupla başlıyor.


Yıl 2000 milenium. Bizim kuşak için çılgın bi heyecan. Neyse konuyu dağatmayayım bizim şubeyi dağıttılar diğer sınıflara pay ettiler orta son sınıftayız. Çok bozulduk duruma bizim kızlar çetesi var o aralar İlke – Duygu – bendeniz ilay. Çete dağaldı grubumuzun en havalı kızı ama acık inektir kendisi kaynaşıverdi yeni sınıftan kızlarla. Ellerinde bir kitap. Kapağına şöyle bir baktım burun kıvırdım.

Ben – Çocuk kitabı bu!

İlke – Hayır çok keyifli bence oku.

Ben – Kızım, ben okumayı öğrendiğim gün roman okumuş bir kitap kurduyum. Okumam çocuk kitabı.

Somurtup gittim. Sonra dayanamadım, gittim ve bi’ kitapçıda inceledim az biraz. Büyüler cadılar tam benlik bir dünya!!! İnandığım ne varsa burada 🙂

Hemen gittim kızlardan ilk iki kitabı istedim. Soluksuz okudum. Harry’e çoktaaan aşık olmuştum bile. Hermione’ye azıcık gıcıktım, Ron’la kanka olmuştuk. Bi’ kış günü ankara kara bürünmüş çıktım evden gökyüzünde beyaz bir baykuş! Ağlayarak koştum peşinden ‘buradayım’ diye bağırarak. Öyle inandım benim okul mektubumu getirdiğine. Kısacası kızlardan beter müptela olmuştum. Anlamsız geliyordu insanlara tutkum. Büyüleri çalışıp gece camda nöbet tutuyordum baykuş gelecek diye. Yorgan altında ışık açıp gizlice tek gecede bitiriyordum çıkan her kitabı.

Gel zaman git zaman konservatuvar kapısında Batu ile tanıştım. İkiz kardeşimi bulmak gibiydi. Düşünsenize bu muggle dünyasında Wingardium Leviosa nın anlamını bilen bir büyücü vardı. Yıl 2007 olmuştu benim birlikte konserlere gittiğim her anımı birlikte geçirdiğim konuşmadan anlaştığım Batuhan ile heyecandan ölüyorduk! Ulan üniversitedeyiz, bir kitap için bu kadar heyecan olur mu? Olurdu! Dost kitap evine gidip ‘Ölüm Yadigarları’ çıkmadan bir gün önce kitabı ayırtmak istedik. Olmaz, dediler; sabah geleceksiniz herkesle birlikte alacaksınız. Torpil morpil yok! Tırıs tırıs döndük mecbur. Sabah benim dersim var, derse girmem şart. Batuhan ben alırım sabah, dedi. Tamam, dedim. Gece uyku yok tabii sabah derse girdim, gözüm bir telefonda bir bahçeye bakan camda 🙂 ve Batu geldi. Allahım ne heyecan bi’ de sırıtarak okuyor kitabı ben derste ne dinledim hiç bilmiyorum. Ders bitti bahçeye koştum önce kitabı bi’ kokladım… sonra soluksuz okumaya başladım. Derslerde sıra altında çaktırmadan günü geçirdim ve iki çılgın mesai çıkış saatinde Karanfil Sokak’ın o kalabağında düşmek ya da insanlara çarpmak gibi korkularımız olmadan girdik kol kola açtık kitapları yürüyerek okuduk öyle nefessiz. Ben, naçizane, filmlerde minik hayal kırıklıklarına uğradım. Kendime en çok kızdığım şeyse tüm kitapları bitirmeden çıkan filmleri izlemek oldu. Çünkü benim hayallerimin yerini aldı o perdede gördüğüm suretler. Yine de tekrar tekrar izlerim o büyülü dünyayı ve hala baykuşumu beklerim. Çünkü mucizelere ve büyülere inanmak şahane bi’ şey.

Mugglelara dikkat edin, büyüyle kalın 🙂

İlay TİRYAKİ

twitter.com/ilaytiryaki

instagram.com/ilaytiryakii/


Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s